Bize Ulaşmak ve Bilgi Almak için: info@ayurvedabedenterapi.com
Randevu Almak için: rezervasyon@ayurvedabedenterapi.com
Copyright © 2017 Müge Murat
Please reload

Son Paylaşımlar

Öğrenmenin Yolu Karşılaşmaktan Geçer

November 6, 2017

Bütün yol haritasını çizdikten ve Türkiye'de bu işi yapabilmek için 608 belgesi almanın zaruri olduğunu öğrendikten sonra hemen araştırmasını yapıp bir okula kayıt oldum. Şanslıydım ki bu işin ilmini gerçek anlamda yapmış, Zen Shiatsu üzerine ihtisaslaşmış Ayla Örsan hocamın öğrencisi oldum. Fizyoloji, anatomi ve Medikal beden terapi derslerini aldım. 

4,5 aylık beden terapi kursunu bitirip 31.12.2016 günü sertifikamı da aldıktan sonra belgemi Dünyada 192 ülkede geçerli Uluslararası Sertifikaya çevirdim,  artık Ayurveda için birşeyler yapmaya hazırdım.

“Öğrenmenin yolu karşılaşmaktan geçer” gidip yerinde öğrenmeliyim, Hindistan’a gitmeliyim kararını aldım.  Bu arada Ayşe Arman Kerela’yı ve Ayurveda’yı köşesine taşıdı. Tamam dedim işte tam yeri.  

Bunları düşünürken hayatımın normal akışı içinde seçim çalışmaları, seyahatler, Diyalog müzesinde engellilerle yaşadığım yeni deneyimler,  iki küçük yeğen (yandaki resim Aksel'in doğum gününden) ve bu koşturmacadan çalınan güzel anlar devam ediyordu. 

 

Benim Hindistan yolculuğum önceden planlı, kayıtlı falan olmadı. Birgün oturup Skyscannerdan Hindistan biletlerine bakarken öyle pat diye 35 günlük bilet buldum ve aldım.

Biletimi aldığım zaman otel rezervasyonum, seyahat planım, okul kayıdım falan yoktu.

 Yani herşey bir öğleden sonra “evet yaaaa, ne olabilir ki bu bileti alıp gideyim, 10 gün ayurveda, 20 günde gezerim diyerek ve hatta kendimi gaza getirerek başladı.”

 

Biletimi alırken tam tamına 30 günüm vardı ve yapmam gereken bir sürü iş. İlk iş olarak vizemi aldım; Hindistan konsolosluğunun sayfasındaki formu doldurarak kendiniz başvuru yapabilirsiniz. Ben Hindistan’dan adres istedikleri yerde biraz afalladım ve vize merkezinden yardım istedim. Ama Delhi’deki otelin adresini yazıp geçmem gerekiyormuş, bu kadar basit yani. Onun dışındaki herşey çok kolay.

Vize almaya gittiğimde meslek olarak seçtiğim bölümle ilgili sorun çıktı, çmeslek olarak Medya’yı seçmiştim, ama Medya deyince Hintlilerin tek anladığı Gazetecilik ve Basın kartımı sordular. Benden işimle ilgili bir dilekçe aldılar ve işlemlerimi tamamladılar. Akşamına vizemi almıştım. Vize için gerekli olanlar sadece: formu doldurmanız, bankada hareketli olan bir hesap dökümü ve 2500TL para, biletinizin fotokopisi, adınıza bir fatura. Randevuzunu alıp gidiyorsunuz ve akşam vizeniz hazır. Benim de 1. Haftanın sonunda vizem hazırdı.

Vizemi aldıktan sonra araştırmalara ve etrafımla konuşmaya başladım (burada bir yanlışlık var gibi ama bunu daha çok seviyorum, SÜRPRİZ BEN GİDİYORUM!)

Dinlediklerimi yazayım;

- Muson dönemi, 20 kişi boğulmuş

- Çok pis ve tozlu kağıt ameliyat ağızlığı götür

- Kaşık bile verilmeyen yerler var, yanında kaşık, kağıt tabak ve bardak götür

- Her yerde pazarlık yap, kazıklıyorlar

- Kimseye güvenme

- Sokaklara tuvaletlerini yapıyorlar, her yer çöp, hastalanırsın

- 2AC yolculuk yap, başka sınıflarda sakın yolculuk yapma

- Mümkünse içerde hep uçak kullan

- Rikşadan para üstü bekleme

- Baharatlarına dikkat et, hastalanırsın, bağırsakların iflas eder

- Açık su içme

- Askılı falan giyme, aman deyim

- Bütün tarihi yerlere ve ibadethanelere girerken ayakkabılarını çıkarıyorlar, sen de çıkaracaksın mantar olur ayakların

- Sinek böcek dolu, yerler her yerini

- Hindistan zordur, ilk seferi en zorudur özellikle de bir kadın için

- Kadın başına ve yalnız gitmekle ilgili duyduklarımı ise hiç yazmayacağım

 

Aklımda sırt çantamda 2-3 parça kıyafet ve astım ilaçlarımla daha özgür bir seyahat yapmak varken tüm bu söylenenlerle benim sırt çantam maalesef çekçekli valize döndü.

Mide, bağırsak ilaçları, göz damlası, antibiyotikler, ültiker ve astım ilaçlarım,  ıslak ve dezanfekte kağıtlar, ıslak tuvalet kağıtları, özel bölge mendilleri derken bir çanta da temizlik eşyaları, galoş ve kene içinde etkili sinkovlar. Şampuan, beyaz sabun (orada bulunur ama Hindistan için bunları tesadüfe bırakmıyoruz), kese (kesinlikle çok lazım), güneş koruyucusu, Bephantane krem ve merhem, törpü, el ayak temizlik fırçası, Rebul mandarin kolonyalar (Hintliler çok sevdi bu kolonyayı), viks, el ayak pilingi, bunların hepsi de çok isabetli olmuş, hepsi çok fazla kullanıldı.

Tabiii yine gelen yorumlar aaa bikini mayosuz gitme, kendi havlunu götür ne olacağı belli olmaz, soğuk olur, yağmur olur, aç kalırsın ceviz götür, aman bit ilacını, rozetini sakın unutma, parmak arası terlik olmaz sadece, kapalı birşeyler götür, çok yürüyeceksin spor ayakkabısız olmaz…..

2 tişort, 1 etek, 1 elbise ve bolca iç çamaşırı, bez terlik, oda içi terlik, crocs ve spor ayakkabı ile 18 kilo valizle yollara düşmek vamış.

Bloglar, Zafer Bozkaya kitabı ile rota da oluşmaya başladım, Delhi’ye uçuyorum, Tac Mahal’i görmeden olmaz eee o zaman Agra, Kama Sutra Temple’lar doğa harikası Kajurahuyu’da koyduk plana ordan Ganjın yanı Varannassi ve Kalküta. Sonra güneye geçip Kerela ve okullar, en son Mumbai ve dönüş. Aaaa Fort Kochi’yi kesin görmelisin, çin ağları ile çok güzel bir yer. Tamam orayı da görelim.

Ama aslında bütün bu konuşmalar içerisinde sadece uçak biletim vardı ve bir de Delhi otel rezervasyonum. Gerisini orada yaşarken görelim, hayatım akışında nasıl olsa olur diyerek aktı gitti. 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Bizi Takip Edin
Please reload

Etiketlere Göre Ara
Please reload

Arşiv
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
  • Instagram - Grey Circle
  • Facebook - Grey Circle
  • Google+ - Grey Circle
  • YouTube - Grey Circle